| 13.05.2026 |
Jeopolitik Riskler İnşaat Sektörünü Kuşattı: Hürmüz Krizi Alüminyum ve PVC’yi VurduOrta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik riskler, inşaat sektörünün temel girdileri olan alüminyum ve PVC maliyetlerini zirveye taşıdı. ESMİAD temsilcisi Sercan Bayrak, piyasada artık fiyatları üretimin değil, "risk priminin" belirlediğini vurguladı.Sercan Bayrak: "Teklif Süreleri Kısaldı, Risk Yönetimi Zorunlu Hale Geldi" Körfez’deki Gerilim Tedarik Zincirini Kırdı Orta Doğu’da İran merkezli yükselen tansiyon ve küresel ticaretin şah damarı sayılan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri, Türkiye’deki sanayiciyi zorlu bir sınavla karşı karşıya bıraktı. Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) Plastik Sektörü Temsilcisi Sercan Bayrak, özellikle Körfez bölgesinden yapılan sevkiyatlardaki belirsizliğin alüminyum fiyatlarını yukarı yönlü baskıladığını belirtti. Bayrak, piyasanın son derece kırılgan bir yapıya büründüğünü ifade ederek, ithalata bağımlı sektörlerde maliyet hesabı yapmanın imkansız hale geldiğine dikkat çekti. PVC Sektöründe Petrol ve Navlun Çıkmazı Krizden en doğrudan etkilenen alanlardan biri ise PVC ve plastik hammadde sektörü oldu. Üretimin doğrudan petrol türevlerine bağlı olması nedeniyle, ham petrol fiyatlarındaki artış; etilen ve diğer ara girdiler üzerinden maliyetleri hızla yukarı çekti. Sercan Bayrak, sorunun sadece fiyat artışıyla sınırlı kalmadığını; yükselen navlun bedelleri, artan sigorta maliyetleri ve lojistik gecikmelerin ithalatçı firmaların yükünü ikiye katladığını söyledi. Bayrak’a göre piyasa artık klasik arz-talep dengesiyle değil, tamamen jeopolitik risk algısıyla hareket ediyor. İnşaat Sezonunda Fiyatlama Krizi Yaz aylarının gelmesiyle inşaat sektöründe beklenen hareketlilik, hammadde şokuyla gölgelendi. Müteahhitlerin ve uygulayıcı firmaların fiyatlama yapmakta büyük güçlük çektiğini belirten Bayrak, verilen teklif sürelerinin her geçen gün kısaldığını vurguladı. Jeopolitik gelişmelerin sektörün ana belirleyicisi haline geldiği bu yeni dönemde, üretim maliyetlerinden ziyade "risk faktörü" fiyat etiketlerine yansıyor. Bayrak, kısa vadede kalıcı bir istikrar beklemenin gerçekçi olmadığını ifade ederken, sektör bileşenlerini bu yeni düzene adapte olmaya çağırdı. Çözüm: Yerli Üretim ve Alternatif Kanallar Küresel risklere karşı daha dirençli bir yapı oluşturulması gerektiğini savunan Sercan Bayrak, Türkiye’nin bu sarmaldan çıkış yolunu yerli üretimde görüyor. Stok yönetimi ve planlama disiplininin hiç olmadığı kadar kritik hale geldiğini belirten Bayrak; yerli üretimin artırılması ve alternatif tedarik kanallarının geliştirilmesinin sektörün sürdürülebilirliği için artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Bayrak, firmaların hayatta kalabilmesi için risk yönetiminin en az maliyet yönetimi kadar önemli olduğunun altını çizerek sözlerini tamamladı. |
| Gönderen: haber 9472 defa okundu |
| Ürün / Hizmet | ||
|
| Son Haberler | |
| Kırsalda Yatırım Yapacaklar Dikkat: Hibe Desteği Başvurularına Ek Süre Tanındı | |
| TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor: 6 Ay Ödemesiz, 48 Ay Vadeli Nefes Kredisi | |
| KOSGEB’den Üreten KOBİ’lere Can Suyu: 2026 Yılı 2. Dönem Başvuruları Ekran Açtı | |
| Türkiye, Mal ve Hizmet İhracatı 395,9 Milyar Dolarla Zirvede! | |
| Tarımsal Destekleme Ödemeleri Çiftçilerin Hesaplarına Aktarılıyor | |
| Kırmızı Ette Arz Güvenliği İçin Dev Adım: Gelir Garantili Besicilik Projesi Başladı | |
| 10 Soru ve Cevapta TOKİ Açık Satış Kampanyası | |
| Dijital İpek Yolu’nun Kalbinde Türkiye Neden Vazgeçilmez? | |
| Bakan Gürlek Müjdeyi Verdi: Adalet Teşkilatına 15 Bin Yeni Çalışma Arkadaşı Katılıyor | |
| TOKİ’nin 64 İllik Dev Kampanyasında Eskişehir Listesi Netleşti: İşte Konut Sayısı | |